Son dakika haberi bulunmamaktadır.   Bunları biliyor musunuz ?    İLETİŞİM    O'na...  
<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11CF-96B8-444553540000" id="obj1" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" border="0" width="genişlik" height="yükseklik">
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

BÜYÜK SALON VE AYAĞI KISA KOLTUKLAR

Naci Kaptan'dan..

Kategori  Kategori : Tarihten damlalar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 2427
Tarih  Tarih : 18 Ocak 2010, 13:49

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Aşağıdaki olayı adını anımsayamadığım bir anı kitabında okumuştum, Önce onu paylaşmak istiyorum ; 

Görkemli toplantı salonunun kapısı açıldı .  İsmet İnönü kapının önünde gözüktü. Salon çok büyük idi.

 

İngiltere Başbakanı Churcill salonun en ucundaki masada oturmakta olduğu koltuktan yavaşça doğrularak kalktı ; 

" hoş geldiniz ekselans" dedi , fakat yerinden kıpırdamadı !!!

 

İsmet İnönü ; 

" Hoş bulduk ekselans " dedi ve tam kapı girişinde durdu. 

Churcill bir adım attı , durdu ! İnönü bir adım attı , durdu !

Ve her iki başbakan da  birbirlerine birer adımla ilerlediler.

Salonun tam ortasında buluştular. 

İsmet İnönü Churcill'in yapmak istediğinin farkına varıp ayağına gitmeyerek , ( mütekabiliyet ) eşitlik ilkeleri uyarınca İngiltere'nin  güç gösterisini böylece kabul etmemiş oldu. 

İşte Devlet adamlığı niteliği ve ülkeyi temsil yeteneği budur. 

Diplomaside ( mütekabiliyet ) diye tanımlanan bir kavram vardır. TDK bu kelimenin anlamını ( karşılıklı olma durumu ) yani diğer deyişle eşit olma durumu olarak tanımlıyor.

Devletlerarasındaki ilişkilerde mütekabiliyet çok önemlidir. Karşı tarafa verilecek olan örtülü mesajlar bu kavramın kullanılmasıyla verilir. Bu eylemin kullanılmasındaki incelik ise diplomatik kurallar içinde karşı tarafı küçümseme ve tahkir etmek olguları taşır. 

Amaç;

" Sen benim eşitim değilsin, güçlü olan benim " demeyi, davranış ve tavırla göstermektir.

 

Örneğin İngiltere kraliçesi, İstanbul’a, ülkesinin en güçlü savaş silahlarından birisi olan HMS ILLUSTRIOUS'u getirmiş ve bu güçlü savaş gemisinde parti vermiştir. Bir Devlet başkanının başka bir ülkeye ziyaret ve görüşmelere gidişinde kendi silahlı kuvvetlerine ait büyük ve güçlü bir savaş gemisini getirmesi ise adetten değildir. Bu uçak gemisi, İstanbul’un işgalinde olduğu gibi yine Dolmabahçe'ye demirlemiş ve gemilerin serenlerine çekmekle yükümlü oldukları, bulundukları ülkenin Milli bayrağını yani, Türk bayrağını serenlerine çekmeyerek, "seni tanımıyorum" mesajını vermiştir.

18 Mart 1915 de Çanakkale boğazını savaş gemileriyle geçemeyen İngiltere,

HMS ILLUSTRIOUS'u boğazlardan geçirerek İngiltere’nin emperyalist egemen olma gücünü bu devasa savaş teknesi ile ilan etmiştir. Ayrıca Boğazlardan uçak gemisini geçmesi de Montro'ye aykırıdır.

Cumhurbaşkanı Gül de bu davete ilk kez smokinli olarak gitmiştir.!

 

Emperyalist ülkeler masaya oturttukları Türkiye'nin kolunu devamlı bükerek güç gösterisinde bulunmaktadırlar. Ne acıdır ki Türkiye'nin haklarını ve bağımsızlığını koruyan Devlet adamları artık ortalarda kalmamıştır.

 

Devlet adamı olmak sıfatı taşıyan ve Yurt dışında doğrudan ülkelerini temsil eden diplomatların da bu konuda çok dikkatli olmaları ve diplomasi kurallarını, nezaketini, geleneklerini, kültürünü çok iyi bilmeleri böylesi görüşmelerde tüm sezilerini de olabildiğince açık tutmaları gerektir. 

Gerekir ki, ülkelerini temsil ettikleri tüm görüşmelerde  ince ve örtülü veya açık tavırlarla verilecek olan aşağılamak, onur kırmak amaçlı  tüm tavır ve davranışlara karşı anında ve en etkili yöntemle yanıt verebilsinler. 

Ayrıca diplomatların, O ülkenin dilini de bilmeleri de gereklidir.

Büyükelçiler bulundukları ülkenin dilini bilmiyor iseler, gittikleri görüşmelere yanlarında O ülkenin dilini bilen bir yardımcı götürmeleri de gerekli ve faydalıdır. 

***

Bilindiği gibi İsrail'de, İsrail Dışişleri bakan yardımcısı Dany Ayalon tarafından Tel Aviv büyükelçimiz Oğuz Çelikkol'a çok küstahça bir tavırla bir mesaj verilmeye çalışıldı. 

Büyük elçimiz önce kapı önünde bekletildi !!

Büyükelçi Çelikkol her nedense hiç tavırsız bekledi ??? 

* Böylesi görüşmelerde kişiler toplantı ortamında kendi lisanlarıyla konuşmaları hem etik değildir hem de diplomasi geleneğine aykırıdır. İsrail Dışişleri bakan yardımcısı Dany Ayalon gazetecilere dönerek İbranice demiş ki ;

 

"Dikkat edin o alçakta biz yüksekte oturuyoruz, masada sadece bir İsrail bayrağı var ve gülümsemiyoruz "

***

Ne diyor Büyükelçi Çelikkol ;

 

" “Danny Ayalon her zaman Türkiye dostu bir kişiydi. Ben tamamıyla Türkiye dostu birinin daveti üzerine gittim. Parlamento binasındaki görüşme öncesi sadece 1 dakika bekletildim. Çok sıcak bir ortamda karşılandım. El sıkıştık."

Haberlerde ise el sıkışma dahi olmadığı yazılıyor ?
“Sonra ‘Kurtlar Vadisi Pusu’ dizisi konusundaki rahatsızlıklarını ilettiler ve odadan dostane şekilde ayrıldık.
“Ancak görüşme sırasında Ayalon’un foto muhabirleriyle İbranice çok kısa bir konuşması oldu. Muhabirlere heralde, 'Yeterince fotoğraf aldınız' şeklinde bir ifadede bulundu diye düşündüm.
“Özellikle alçak koltukta oturtulduğum intibası almadım. Hatta onlar iskemlede otururken, ben daha rahat olduğu için koltukta oturtuldum diye düşündüm.
"Ancak daha sonra Ayalon’un görüşmede İbranice ne söylediğini öğrenince olanların tamamen bir pusu olduğunu anladım."

***

Bence Büyükelçi Çelikkol diplomasi konusunda sınıfta kalmıştır !

 

* Öncelikle Devlet arasında dostluk diye bir kavram yoktur. Devletlerin kendi çıkarlarını gözetmesi esası vardır.

 

* Büyükelçi kendisine yapılan küçümsemenin de  farkına varamamıştır!

Oda kapısında dahi karşılanmayan Büyükelçi , bekletildikten sonra girdiği küçücük odada kerhen yapılmış olan olan " el sıkışmasını " dahi sıcak bir karşılama olarak algılamaktadır !!!

 

* Odada bulunan koltuklar, katılımcıların eşitliğini göstermek üzere bir birinin eşiti ve benzeri ve yükseklikleri aynı olmalıdır.

Büyükelçimiz bunun da farkında değildir !!!

Özellikle küçük bir oda bu hakaret toplantısı için seçilmiştir.

* Ortadaki sehpada sadece İsrail bayrağı vardır.

Ama ülkemizin bayrağı yoktur.

Bunun diplomaside olan anlamı ise " seni tanımıyor ve saymıyorumdur "

*** 

Haydi geçmiş zamana ,1940'lara gidelim ;

 

1940 YAPIMI BİR CHARLİE  CHAPLIN FİLİMİ "BÜYÜK DİKTATÖR "

 

Büyük Diktatör" filminde Hitler, gücünü göstermek için Mussolini'yi alçak bir koltuğa oturtuyor. Ünlü komedyen Charlie Chaplin Hitler rolunu oynadığı "Büyük Diktatör" filminde, kendisi gibi bir diktatör olan Mussollini'yi ülkesine davet eder. Hitler daha üstün olduğunu Mussolini'ye kanıtlamak ve rakibini küçük düşürmek için propaganda danışmanından yardım alır.

Büyük bir masa ve büyük bir koltuk, karşısında ise ayakları kesilmiş bir sandalye vardır.

Hitler masa başında büyük koltukta oturmaktadır.

Mussoloni ise bu alçak sandalyeye oturtulur.

Hitler rakibine yukardan bakarken ve davranışlarıyla oldukça rahat davranırken, Mussolini sandalyenin üzerinde büzülmüş bir görüntü verir.

Bir şey söylemek için sürekli başını kaldırarak Hitler'e bakmak zorunda bırakılmıştır ama Mussolini bu oyunu akıllı bir hamleyle bozar.

 

***

İşte böyle sayın okur.

Bu oyun çok eskilerden beri oynanmaktadır.

Yazıma İsmet İnönü ile başlamıştım,

Yine onun başka bir devlet adamlığı gösterisiyle bitireyim ;

 

Prof. Dr. Ertan, Şerafettin Turan’ın kaleme aldığı ''İsmet İnönü'' isimli kitapta ''koltuk'' meselesine yer veriyor.

 

Lozan’ın açılış törenin yapıldığı gazinoya gelen İsmet Paşa, Salonda Türk delegasyonu başkanı olarak kendisine öteki heyet başkanlarına oranla daha küçük bir koltuğun ayrıldığını görünce bunun nedenini sormuştu.

Ayni boyutta başka bir koltuk bulunamadığı diye bir yanıt verilince,

" biz gidiyoruz uygun koltuk bulunduğunda geliriz " diyerek  tepki göstermesi üzerine hemen diğerleriyle aynı boyutta bir koltuk bulunup yerine konulmuş ve Türk heyeti görüşmelere ondan sonra katılmıştı.

***

Ne yapalım ki bu Devlet adamları;

Beyaz atlarına binerek gittiler "

 

Naci Kaptan  

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Tarihten damlalar

En Çok Okunan Haberler

GALERİ

ANKET

Aslında kitap okumak






Tüm Anketler

İzinsiz alıntı yapılması yasaktır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi