Son dakika haberi bulunmamaktadır.   Bunları biliyor musunuz ?    İLETİŞİM    O'na...  
<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11CF-96B8-444553540000" id="obj1" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" border="0" width="genişlik" height="yükseklik">
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

15 bin yıldır varız

Bir araştırma daha..

Kategori  Kategori : Tarihten damlalar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1681
Tarih  Tarih : 05 Ekim 2009, 10:58

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Prof. Demir: 15 bin yıldır varız
SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Necati Demir, yıllar süren araştırmalarının sonucunu açıkladı: Türkler 15 bin yıldır muhteşem bir medeniyet inşa etmiş. Sibirya’dan Afrika’ya kadar, kaya üzeri resimler de bunu kanıtlıyor.
15 bin yıldır varız
Kaya üzeri resim ve yazıların Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika’da görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Demir: Türkler 15 bin yıldır dünya üzerinde muhteşem bir medeniyet inşa etmiş.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi  Eğitim Fakültesi Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Necati Demir,  kaya üzeri resim (petroglif) ve figürler konusunda yıllar boyu süren araştırmalarında, Türk karakterli kaya üzeri resim ve yazıların Asya ve Avrupa kıtasının büyük bölümü ile Kuzey Afrika’da yaygın olarak görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Necati Demir, bilim adamlarının çağların başlangıcını yazının bulunmasından başlattıklarını, hâlbuki kaya üstüne nakşedilen resim ve figürlerin M.Ö. 14 binlerde başladığını bildiklerini söyledi. Petrogliflere tıpkı yazı gibi okunup anlam verilebildiğini, yaklaşık 15 bin yıllık insanlık tarihinin anlamlandırılabildiğini ifade eden Demir, şöyle konuştu: “Türk karakterli kaya üstü resim ve figürler Asya ile Avrupa kıtasının büyük bir bölümünde ve Afrika kıtasının kuzeyinde karşımıza çıkmaktadır. Yer isimleri, mimari ve diğer kültür unsurları, kaya üstü resim ve figürleri ile paralellik göstermektedir. Bütün kültür unsurları Türklerin yaklaşık 15 bin yıldır dünya üzerinde olduğunu ve muhteşem bir medeniyet ortaya koyduğunu göstermektedir. Türkler gittikleri hemen her yerde kimlik kartlarını coğrafyaya yer isimleri ile de kazımışlardır.”
10 bin yıl aydınlatılmalı
En eski yazılı kaynakların M.Ö. 3000’den daha ileri gitmediğini hatırlatan Prof. Dr. Demir, “Sibirya’nın Irkuts bölgesinde yer alan Lena kaya resimlerinin çizilişi M.Ö. 14-12 binlere kadar uzandığına göre arada kalan 10 bin yıl aydınlatılmaya muhtaçtır. Dünya ve Türk tarihinin karanlıkta kalan 10 bin yılının aydınlatılması için petroglif ve figürler ile dokumaların üzerindeki motifler tek tek incelenmelidir” dedi. Demir, Türk (Runik) alfabesinin de kaynağı olan kaya üzerine çizilen Türk karakterli resimler ve figürlerin yayılma alanının aynı zamanda Türklerin ve Türk kültürünün yayılma alanlarını da ortaya koyduğunu belirtti.
Orhun yazıtlarından daha eski
Prof. Dr. Demir, Ordu Mesudiye ve Ankara’da tespit ettiği yazıların çok zengin ve detaylı olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bu aynı zamanda bir yazı, Orhun abideleri gibi yazılmış bir yazı. Yani aynı metin, aynı yazı. Yüzde 80 benzerlik gösteriyor. Bu kitabelerin dil özelliklerinden anladığım kadarıyla Orhun abidelerinden 500, 600 yıl daha eski olduğunu düşünüyorum. Metin büyüklüğü açısından Orhun Yazıtları’ndan sonra şimdiye kadar tespit edilebilen ikinci büyük yazıt ise Türkiye’de Ordu sınırları içerisinde.”
Yazıların okunmasıyla insanlık tarihi de değişebilir
Prof. Dr. Necati Demir, bu yazıların tam anlamıyla okunmasıyla insanlık tarihiyle ilgili pek çok şeyin değişeceğine inandığını söyledi. Bütün tarih kitaplarında ’Türkler Anadolu’ya, 1071’de Alparslan önderliğinde Selçuklu döneminde geldi’ yazdığını hatırlatan Demir, “Ama bir bakıyorsunuz ki milattan önce yazılmış yazılar var Anadolu’da. Onları dikkate aldığınızda bir bakıyorsunuz ki Türkler aslında Anadolu’ya boydan boya gelmişler ve yerleşmişler. Selçuklular ve Müslüman Türkler 1071’de gelmiş oluyor. Öyle olunca tabii her şeyi yeniden ele almak ve incelemek gerekiyor.” Prof. Dr. Demir, Türkiye’de bununla ilgili bir enstitü kurulması ve burada kendisini yetiştirmiş hocaların yeniden Türkiye’yi, belki dünyayı taramaları halinde çok farklı şeylerin ortaya çıkabileceğini söyledi.

Yeniçağ

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Tarihten damlalar

En Çok Okunan Haberler

GALERİ

ANKET

Aslında kitap okumak






Tüm Anketler

İzinsiz alıntı yapılması yasaktır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi