Son dakika haberi bulunmamaktadır.   Bunları biliyor musunuz ?    İLETİŞİM    O'na...  
<object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11CF-96B8-444553540000" id="obj1" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" border="0" width="genişlik" height="yükseklik">
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Mary Everest Boole

Zorluklara göğüs geren bir kadın matematikçi daha..

Kategori  Kategori : Kadın Matematikçiler
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 3689
Tarih  Tarih : 03 Haziran 2009, 13:50

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

(İngiltere, 1832–1916)

         Mary Everest İngiltere’de doğdu. Bir kilise papazı olan babasının hastalığının tedavisi için ailece Fransa’nın Poissy kentine taşındılar. Mary henüz beş yaşındaydı. Yeni bir kültür ve çevreyle tanıştı. Protestan oldukları halde, Katolik bir çevrede oturmanın zorluklarını yaşadılar.

         Ailenin en tanınmış üyelerinden biri amcasıdır. George Everest, Hindistan’da bir İngiliz generaliydi. Hindistan’ın topografik haritasını hazırlamakla sorumluydu. Hindistan’dan sonra Nepal’a geçti. Şimdi kentin kendi adıyla anılan en yüksek tepesi, Everest tepesi diye bilinen dağın haritasını çıkardı. Amcası Mary’yi uzun süre evlat edinmek istedi. Mary’nin aile sevgisi bu konuyu hiçbir zaman gündeme getirtmedi.

         Özel eğitmenlerden dersler aldı. Matematik çalıştı. Matematiğe yatkın olduğunu o dönemlerde ispatladı. Mary 11 yaşındayken İngiltere’ye geri döndüler. Mary okuldan alındı ve babasına yardımcı oldu. Kilisede öğretmenlik yaptı. Babasının ayinlerde vereceği vaazların hazırlanmasına yardım etti. Bu şartlara rağmen, öğrenme isteğini hiç yitirmedi. Babasının kütüphanesindeki kitaplardan yararlanarak matematik öğrenimine devam etti. Tek başına bazı konularda baş edemiyordu. Amcası ve yengesinin yanına Batı İrlanda’ya gittiğinde matematikte başa çıkamadığı konuları da öğrenme olanağı buldu. 

         Amcası kanalıyla zamanın meşhur matematikçilerinden George Bole (1815–1864) tanıştı. Bole ile arkadaşlığı hem sosyal açıdan hem de entelektüel açıdan çok doyurucu oldu.

         İngiltere’ye geri döndükten sonra Mary, George Boole’a mektuplar yazdı. Kendisine daha fazla matematik öğretmesini talep etti. İki yıl sonra George Bole, Mary ile buluşup matematik çalışmaya devm ettiler. O dönemde Mary Laws of Thought (Düşüncenin yasaları) isimli bir kitap çıkaran George Boole’ a yardım etti.

         Mary’nin babası birkaç yıl içinde öldü. George bu zamanlarda Mary’ye arkadaşlık yaptı, sıkıntılarını hafifletti. Bu dönemdeki yakın arkadaşlıkları bir yıl sonra evlenmeleriyle sonuçlandı. Mary, eşinden 17 yaş küçüktü ama çok mutlu bir evlilikleri oldu. Dokuz yıl içinde beş kız çocukları oldu. Fakat ünlü matematikçi George Bole en küçük kızları altı aylıkken 50 yaşında zatürreeden öldü.

         Bir yıl sonra Mary, amcasının Yunanca öğretmenliği yaptığı İngiltere’nin ilk kız üniversitesi olan Queens College’da çalışmaya başladı. O dönemde kızlar ne üniversiteye alınıyorlardı ne de üniversitede hocalık yapmalarına izin veriliyordu. Mary, Queens College’da hoca olarak değil, kütüphaneci olarak çalışmaya başladı. Gayri resmi olarak okulun öğrencilerine hocalık yaptı.

         Daha sonra resmi olarak hocalığa başladı ve Londra Eğitim Yüksek Kurulu tarafından da mükemmel bir öğretmen olduğu tasdik edildi. Fakat yayınladığı bir kitap nedeniyle okul idaresi ile tartıştı ve Queens College’dan ayrılmak zorunda kaldı. Kitabın adı Message of Psychic Science for Mothers an Nurses (Ruh Biliminin Anne ve Hemşireler için mesajı) idi.

         Kariyerinde önemli bir nokta olan yayınladığı bir başka kitap, Boole’s Psychology (Boole’un Psikolojisi) ile aslında daha sonra İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde uygulamaya konan “İlerici okullar” (progressive schools) projesinin temellerini attı. Bu kitapta işlenen konular, bir anlamda eşi George Boole’un geliştirdiği sembolik mantık teorisinin çocuk eğitimine uygulamasıydı. İnsanların, özellikle çocukların, beyinin sorgulama kısmını kullanarak, fiziksel herketlerle ve bilinçaltı süreçte matematik ve fen bilimlerini nasıl öğrendiğini araştırmayı hedefliyordu. İnsanların yalnızca doğrudan gözlemlerle değil, tanımlanamayan ve görülemeyen kaynaklardan da öğrenebildiğini iddia ediyordu. Mary bu olguya “Bilinçaltı öğrenme” ismini verdi.

         Mary Boole’un matematik ve fen bilimlerinin öğretilmesine katkıları bugün birçok modern okulların uygulamalarında görülebilir. O, eşinden öğrendiklerine, kendi yaptığı katkılarla matematik-fen alanlarının eğitim ve öğretiminde devrim gerçekleştirmiş biriydi.

Kaynak : KADIN MATEMATİKÇİLER / Ercan Kumcu

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Kadın Matematikçiler

En Çok Okunan Haberler

GALERİ

ANKET

Aslında kitap okumak






Tüm Anketler

İzinsiz alıntı yapılması yasaktır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi